E. AMİRAL CEM GÜRDENİZ YORUMLADI: LİBYA MUTABAKATINA ONAY SONRASI GÖZLER MISIR’DA: “MAAZZAM BİR BAŞARI OLUR”

Burak Demirbaş
5 dk Okunma Süresi

Emekli Amiral Cem Gürdeniz, Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisinin Türkiye ile 2019’da imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını oybirliğiyle onaylamasını Doğu Akdeniz açısından kritik bir gelişme olarak değerlendirdi. Kararın Mavi Vatan politikası açısından önemli bir kazanım olduğunu belirten Gürdeniz, Mısır’la benzer bir anlaşma yapılması ve Türkiye’nin deniz yetki alanlarında sismik araştırma ve sondaj faaliyetlerine yeniden ağırlık vermesi gerektiğini söyledi.

Libya’nın doğusunda Halife Hafter’in kontrolündeki Temsilciler Meclisinin, Türkiye ile 2019’da imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı oybirliğiyle onaylaması, Doğu Akdeniz’de yeni bir gelişmeyi beraberinde getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kararı memnuniyetle karşılarken, emekli Amiral Cem Gürdeniz de gelişmenin Türkiye’nin Mavi Vatan politikası açısından önemine dikkat çekti.

Gürdeniz, kişisel YouTube kanalında yayımlanan “Libya’dan Mısır’a, Ukrayna’dan Rusya’ya, Paris’ten Tiran’a, Hürmüz’den Babülmendep’e: Jeopolitik Tur” başlıklı programda, Libya Temsilciler Meclisinin kararını ve bunun Doğu Akdeniz’deki dengelere olası etkilerini değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da yaptığı açıklamada, “Libya Temsilciler Meclisi, Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanları mutabakat muhtırasını oy birliğiyle kabul etti. Bu önemli kararın hayırlı, uğurlu olmasını diliyor; Libya Temsilciler Meclisindeki tüm kardeşlerime selamlarımı yolluyorum.” ifadelerini kullandı.

Ad image

 “MAVİ VATAN’DA YENİ BİR CEPHE AÇILDI”

Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisinin daha önce mutabakata karşı çıkan kararını geri çekmesinin önemine değinen Gürdeniz, Türkiye ile Hafter cephesi arasında geçmişte ciddi siyasi ve askeri gerilim yaşandığını hatırlattı. Gürdeniz, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin geçmişte Hafter’e destek verdiğini belirterek, son kararın bölgedeki siyasi ilişkilerde yaşanan değişimle bağlantılı olabileceğini söyledi.

Mutabakatın Türkiye açısından önemini deniz yetki alanları üzerindeki hak iddiaları üzerinden ele alan Gürdeniz, Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’deki deniz sınırlarına ilişkin tezlerini eleştirdi. Türkiye’nin 18 Mart 2020’de Birleşmiş Milletlere bildirdiği kıta sahanlığı sınırlarına da değinen Gürdeniz, bu bildirimin tek başına uluslararası tanınma anlamına gelmediğini ancak Türkiye’nin kendi deniz yetki alanlarına ilişkin tutumunu ortaya koyduğunu vurguladı.

Türkiye-Libya mutabakatının iki ülkenin karşılıklı sahilleri arasındaki deniz yetki alanları bakımından önem taşıdığını belirten Gürdeniz, doğudaki Temsilciler Meclisinin anlaşmayı onaylamasını ve Türkiye’ye yönelik bazı eleştirel kararların geri alınmasını önemli bir gelişme olarak nitelendirdi.

Kararın Yunanistan açısından kayıp, Türkiye açısından ise kazanım olduğunu savunan Gürdeniz, “O bakımdan Mavi Vatan’da yeni bir cephe açıldı diyebiliriz.” dedi.

GÜRDENİZ’DEN MISIR’LA ANLAŞMA ÇAĞRISI

Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerin yakınlaşmasına dikkat çeken Gürdeniz, Ankara’nın Doğu Akdeniz’deki konumunu güçlendirmek için Kahire ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin bir anlaşma yapmasının önemine işaret etti.

Gürdeniz, “Türkiye böyle güzel bir rüzgar yakalamışken Mısır’la da oturup en kısa zamanda bir anlaşma akdedebilirse bu Türkiye için muazzam bir zafer, muazzam bir başarı olur.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin 21. yüzyıldaki temel stratejik önceliklerinden birinin denizlerdeki hak ve çıkarlarını korumak, deniz gücünü ve denizcilik kapasitesini geliştirmek olduğunu belirten Gürdeniz, Libya ile varılan mutabakatın ardından Mısır’la yapılabilecek bir anlaşmanın da Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları bakımından yeni olanaklar sağlayabileceğini savundu.

“SİSMİK VE SONDAJ FAALİYETLERİNE GERİ DÖNÜLMELİ”

Gürdeniz, anlaşmanın hukuki ve diplomatik açıdan sağladığı kazanımların sahadaki faaliyetlerle desteklenmesi gerektiğini de vurguladı. Türkiye’nin 18 Mart 2020’de bildirdiği kıta sahanlığı alanlarında sismik araştırma ve sondaj çalışmalarına yeniden ağırlık vermesi gerektiğini belirten Gürdeniz, deniz yetki alanlarında fiilî faaliyet yürütülmesinin önemine dikkat çekti.

Türkiye ile Yunanistan arasında geçmişte yaşanan deniz yetki alanları gerilimlerini ve Oruç Reis araştırma gemisinin faaliyetleri sırasında yaşanan engelleme girişimlerini hatırlatan Gürdeniz, Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin yalnızca diplomatik açıklamalarla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.

Gürdeniz ayrıca, Yunanistan, İtalya, Fransa ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin katıldığı “İnomya” tatbikatının sona erdiği dönemde Libya Temsilciler Meclisinin onay kararının gelmesine dikkat çekti. Doğu Akdeniz’deki enerji ve deniz bağlantı projeleri çevresinde yaşanan gelişmelerin Türkiye’nin bölgedeki faaliyetleri açısından yakından izlenmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye’nin Mavi Vatan politikası kapsamında daha aktif bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini savunan Gürdeniz, mutabakatın önemli bir kazanım olduğunu ancak bunun sahadaki araştırma ve sondaj faaliyetleriyle desteklenmesinin belirleyici olacağını dile getirdi.

Makaleyi Paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir