KÖRFEZ’DE 3-4 KASIM GERGİNLİĞİ: ABD SEÇİMDEN SONRA İRAN’I VURACAK MI?

Burak Demirbaş
6 dk Okunma Süresi

ABD’de 3 Kasım’da yapılacak ara seçimlerin ardından İran’a yönelik yeni bir askeri operasyon ihtimali yeniden gündeme geldi. Axios’un haberine göre İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump’a seçimlerin hemen ardından İran’a saldırı düzenlemesi için baskı yapıyor. Trump ise diplomatik görüşmelere zaman tanımak istiyor. İran’ın olası bir saldırıya geniş çaplı misilleme tehdidi ve Körfez ülkelerinin savaş endişesi, bölgedeki gerilimi artırıyor.

ABD ile İsrail’in İran’a yönelik yeni bir askeri harekât düzenleyip düzenlemeyeceği, Washington’daki ara seçimlerin hemen öncesinde uluslararası gündemin en önemli başlıklarından biri haline geldi. ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun İran konusunda gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin ardından, seçim sonrası olası bir operasyon tartışmaları yoğunlaştı.

Amerikan haber platformu Axios’un ABD’li ve İsrailli kaynaklara dayandırdığı haberine göre Netanyahu, 3 Kasım’daki ara seçimlerin hemen ardından İran’a yönelik yeni saldırılar başlatılması için Trump’a baskı yaptı. Kaynaklardan biri görüşmeyi “zorlu”, diğeri ise “doğrudan” olarak nitelendirdi. Beyaz Saray ve İsrail Başbakanlık Ofisi ise görüşmenin içeriğine ilişkin açıklama yapmadı.

Trump, 1 Kasım Pazar günü telefon görüşmesini doğrulayarak Netanyahu ile “çok iyi bir konuşma” yaptığını söyledi. Görüşmede İran konusunun ele alındığını kabul eden Trump, ayrıntı paylaşmadı.

Ad image

NETENYAHU SALDIRI İSTİYOR

Axios’un aktardığına göre Netanyahu, İran’la yürütülen müzakerelerin sonuç vermemesinden ve Washington’ın diplomatik çözüm arayışını sürdürmesinden rahatsızlık duyuyor. İsrail Başbakanı’nın, ABD’nin seçimlerin hemen ardından askeri seçeneği devreye sokmasını istediği belirtiliyor.

Trump ise şu aşamada Katar aracılığıyla yürütülen diplomatik temasların sonuçlanmasını beklemekten yana. ABD Başkanı, daha önce yaptığı açıklamada 3 Kasım’daki ara seçimlerden önce İran’a yeni bir saldırı düzenlenmeyeceğini söylemiş, Tahran ile görüşmelerin verimli ilerlediğini belirtmişti. Bununla birlikte seçim sonrasında askeri operasyon seçeneğini tamamen dışlamış değil.

Axios’a göre Washington, diplomatik görüşmeleri sürdürürken olası bir askeri harekât için hazırlıklarını da devam ettiriyor. Trump’ın İran’daki bazı nükleer tesislere yönelik seçenekleri gündeminde tuttuğu aktarılıyor. Ancak ABD yönetimi tarafından seçimlerin ardından saldırı düzenlenmesine ilişkin alınmış kesin bir karar açıklanmış değil.

DOHA’DA DİPLOMASI TRAFİĞİ

Askeri seçeneklerin yeniden gündeme geldiği bir dönemde Katar, ABD ile İran arasındaki gerilimi düşürmek için arabuluculuk faaliyetlerini sürdürüyor.

Reuters’ın haberine göre İranlı müzakereciler, 1 Kasım Pazar günü Katar’ın başkenti Doha’da arabulucularla üçüncü gün üst üste görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerde, sekiz aydır devam eden ABD-İsrail ve İran savaşını sona erdirmeye yönelik bir anlaşma zemini aranıyor.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, temasların ilerlediğini ancak henüz kesin bir anlaşmaya varılmadığını açıkladı. Erakçi, Tahran’ın hem diplomasiye hem de savunmaya hazır olduğunu belirterek sürecin Washington’ın İran’ın sorularına vereceği yanıtlara bağlı olduğunu ifade etti.

Müzakerelerde Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, ABD’nin deniz ablukasının kaldırılması ve ekonomik yaptırımların hafifletilmesi gibi başlıkların gündemde olduğu belirtiliyor. Taraflar arasında doğrudan bir görüşme henüz gerçekleştirilmiş değil.

İRAN’DAN MİSİLLEME UYARISI

Tahran yönetimi ise olası yeni bir saldırıya karşı askeri hazırlıklarını artırıyor. İran devlet medyasına göre Dini Lider Mücteba Hamaney, 31 Ekim’de üst düzey askeri komutanlarla gerçekleştirdiği toplantıda, ABD ve İsrail’den gelebilecek yeni saldırılara karşı hazırlık yapılması talimatını verdi.

Hamaney, olası tehditlere “coğrafi sınırlama olmaksızın” etkili karşılık verilmesi gerektiğini belirterek İran’ın hedef listesinin de güncellenmesini istedi. Açıklamalarda, ABD ve İsrail’e ait askeri ve diğer varlıkların İran’ın olası misilleme kapasitesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

İranlı yetkililer, yeni bir saldırı durumunda çatışmanın önceki süreçten daha geniş bir coğrafyaya yayılabileceği uyarısında bulunuyor. Tahran’ın bu yaklaşımı, özellikle ABD askeri varlığının bulunduğu Körfez ülkelerinde güvenlik endişelerini artırıyor.

KÖRFEZ ÜLKELERİ ENDİŞELİ

ABD’nin İran’a yönelik yeni bir operasyon düzenlemesi halinde Tahran’ın misilleme hedeflerini genişletebileceğinden endişe eden Körfez ülkeleri, diplomatik çözüm çağrılarını artırdı.

Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı’nın diplomatik danışmanı Enver Gargaş, 1 Kasım’da Bahreyn’de düzenlenen Manama Diyaloğu’nda yaptığı açıklamada, bölge ülkelerinin önlemeye çalıştıkları bir krizin içine çekildiğini söyledi.

Gargaş, “Diplomatik yollarla önlemek için çok çaba sarf ettiğimiz bir krizin içine çekilmiş durumdayız. Açıkça siyasi bir çıkış yolu arıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Gargaş, askeri yöntemlerin mevcut krizi daha karmaşık hale getireceğini ve kısa sürede çözüm sağlamayacağını belirterek Katar öncülüğündeki arabuluculuk girişimlerinden sonuç alınmasını umduklarını dile getirdi.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati de aynı forumda yaptığı konuşmada, yeni bir çatışma dalgasının çok daha tehlikeli ve yıkıcı olacağı uyarısında bulundu. Abdülati, tarafların geçmişte yaşananlardan ders çıkarması gerektiğini vurguladı.

Körfez ülkelerinin endişeleri, önceki çatışmalarda İran’ın bölgedeki askeri, enerji ve ulaşım altyapısını hedef alan saldırılarından kaynaklanıyor. Olası yeni bir savaşta Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin daha fazla aksaması, petrol ve doğal gaz sevkiyatını sekteye uğratabileceği gibi küresel enerji fiyatlarında da yeni artışlara yol açabilir.

ABD SEÇİMLERİ TRUMP’IN İRAN POLİTİKASINI ETKİLEYEBİLİR

3 Kasım’da yapılacak ABD ara seçimleri, İran politikasına ilişkin kararların zamanlaması bakımından da önem taşıyor. Trump yönetimi, savaşın ekonomik etkileri ve yükselen enerji maliyetleri nedeniyle iç politikada baskı altında bulunuyor.

Reuters/Ipsos tarafından 26 Ekim’de yayımlanan ankete göre Trump’ın görev onay oranı yüzde 32 seviyesinde ölçüldü. Aynı araştırmada kayıtlı seçmenlerin yüzde 47’si Kongre seçimlerinde Demokratları, yüzde 36’sı ise Cumhuriyetçileri destekleyeceğini belirtti.

Ekonomik koşullar, hayat pahalılığı ve İran savaşı nedeniyle yükselen akaryakıt fiyatları, Amerikan seçmeninin gündemindeki başlıca konular arasında bulunuyor. Ara seçimlerde Kongre’nin iki kanadında yaşanabilecek güç değişimi, Trump yönetiminin önümüzdeki dönemdeki siyasi hareket alanını da etkileyebilir.

Seçimlerin hemen ardından İran’a yönelik yeni bir operasyon düzenlenip düzenlenmeyeceği ise henüz belirsizliğini koruyor. Netanyahu’nun askeri müdahale yönündeki baskısına rağmen Trump’ın diplomasiye zaman tanımak istemesi, Doha’daki arabuluculuk görüşmelerini ön plana çıkarıyor. 3-4 Kasım sonrasında Washington’ın nasıl bir yol izleyeceği, yalnızca ABD-İran ilişkilerinin değil, Körfez’in güvenliği ve küresel enerji piyasalarının da geleceğini etkileyebilecek gelişmeler arasında yer alıyor.

Makaleyi Paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir